En büyük organımız olan karaciğerin önemini anlamak için görevlerini bilmek gerekmektedir. Büyük ve çok yönlü bir fabrika gibi çalışan karaciğerin temel fonksiyonları şu şekilde sıralanabilir. Bu kadar çok hayati görevi olan bir organın sağlığının bozulması ile vücudun çok yönlü zarar görebileceğini tahmin edebiliriz. KARACİĞER YAĞLANMASI Karaciğer yağlanması veya yağlı karaciğer hastalığı, karaciğerde anormal derecede yağ birikimi ile gelişen bir hastalıktır. Hastalığın seyri ilerleyici olduğu için tedavi edilmemesi durumunda karaciğer hasarı, siroz hatta karaciğer kanseri gelişimi görülebilmektedir. Alkol kullanımı ve bazı ilaçların kullanımı dışında gelişen karaciğer yağlanmasının en önemli nedenleri; aşırı ve yanlış beslenme alışkanlıkları, fazla kilolu veya obez olmak, hareketsiz yaşam tarzı şekilde sıralanabilir. KARACİĞER YAĞLANMASINDA ÖNDE GELEN RİSK FAKTÖRLERİ Karaciğer yağlanmasının tedavisi altta yatan metabolik hastalıkların (Tip 2 Diyabet, hipertansiyon, dislipidemi vb.) tedavi ile yaşam tarzı değişikliği (vücut ağırlığı kontrolü, beslenme değişiklikleri ve egzersiz) gerekmektedir. KARACİĞER YAĞLANMASINDA BESLENMEMİZ Haftada toplam 150-200 dakika orta yoğunlukta aerobik fiziksel aktivite yapılmalıdır. Önerilen bu toplam egzersiz süresi 3-5 seansta yapılabilir. Kaynaklar: http://www.tkcv.org/index.php?option=com_content&view=article&id=12&Itemid=142 Chalasani N, Younossi Z, Lavine JE, et al. The diagnosis and management of nonalcoholic fatty liver disease: practice Guideline by the American Association for the Study of Liver Diseases, American College of Gastroenterology, and the American Gastroenterological Association. Hepatology. 2012;55:2005–2023. Friedman SL, Neuschwander-Tetri BA, Rinella M, Sanyal AJ. Mechanisms of NAFLD development and therapeutic strategies. Nat Med 2018; 24: 908–22. Sanyal AJ. Past, present and future perspectives in nonalcoholic fatty liver disease. Nat Rev Gastroenterol Hepatol 2019; 16: 377–86. Powell, E. E., Wong, V. W. S., & Rinella, M. (2021). Non-alcoholic fatty liver disease. The Lancet, 397(10290), 2212-2224. Campos-Murguía, A., Ruiz-Margáin, A., González-Regueiro, J. A., & Macías-Rodríguez, R. U. (2020). Clinical assessment and management of liver fibrosis in non-alcoholic fatty liver disease. World journal of gastroenterology, 26(39), 5919–5943. Vilar-Gomez E, Martinez-Perez Y, Calzadilla-Bertot L, Torres-Gonzalez A, Gra-Oramas B, Gonzalez- Fabian L, Friedman SL, Diago M, Romero-Gomez M. Weight Loss Through Lifestyle Modification Significantly Reduces Features of Nonalcoholic Steatohepatitis. Gastroenterology 2015; 149: 367-78.e5; quiz e14-5 Chalasani, N., Younossi, Z., Lavine, J. E., Charlton, M., Cusi, K., Rinella, M., … & Sanyal, A. J. (2018). The diagnosis and management of nonalcoholic fatty liver disease: practice guidance from the American Association for the Study of Liver Diseases. Hepatology, 67(1), 328-357. Vilar–Gomez E, Martinez–Perez Y, Calzadilla–Bertot L, Torres–Gonzalez A, Gra–Oramas B, Gonzalez–Fabian L, et al. Weight loss through lifestyle modification significantly reduces features of nonalcoholic steatohepatitis. Gastroenterology. 2015;149:367–378.e5 Musso G, Cassader M, Rosina F, Gambino R. Impact of current treatments on liver diseases Z, Lavine JE, Charlton M, Cusi K, Rinella M, et al. The diagnosis and management of nonalcoholic fatty liver disease: Practice guidance from the American Association for the Study of Liver ase, glucose metabolism and cardiovascular risk in non–alcoholic fatty liver disease (NAFLD): a systematic review and meta–analysis of randomised trials. Diabetologia. 2012;55:885–904. EASL–EASD–EASO Clinical Practice Guidelines for the management of non–alcoholic fatty liver disease. J Hepatol. 2016;64:1388–1402. Anstee QM, Targher G, Day CP. Progression of NAFLD to diabetes mellitus, cardiovascular disease or cirrhosis. Nat Rev Gastroenterol Hepatol 2013; 10: 330–44. Tappy L, Le KA. Metabolic effects of fructose and the worldwide increase in obesity. Physiol Rev. 2010; 90(1):23–46. Vos MB, Lavine JE. Dietary fructose in nonalcoholic fatty liver disease. Hepatology. 2013; 57(6):2525–31. Johnson RK, Appel LJ, Brands M, Howard BV, Lefevre M, Lustig RH, et al. Dietary sugars intake and cardiovascular health: a scientific statement from the American Heart Association. Circulation 2009; 120: 1011-1020. Chalasani N, Younossi Z, Lavine JE, Charlton M, Cusi K, Rinella M, et al. The diagnosis and management of nonalcoholic fatty liver disease: Practice guidance from the American Association for the Study of Liver Diseases. Hepatology. 2018;67:328–57. Zelber-Sagi S, Salomone F, Mlynarsky L. The Mediterranean dietary pattern as the diet of choice for nonalcoholic fatty liver disease: Evidence and plausible mechanisms. Liver Int 2017; 37: 936-949. Baratta F, Pastori D, Polimeni L, Bucci T, Ceci F, Calabrese C, Ernesti I, Pannitteri G, Violi F, Angelico F, Del Ben M. Adherence to Mediterranean Diet and Non-Alcoholic Fatty Liver Disease: Effect on Insulin Resistance. Am J Gastroenterol 2017; 112: 1832-1839. Abenavoli, L.; Milic, N.; Peta, V.; Alfieri, F.; de Lorenzo, A.; Bellentani, S. Alimentary regimen in non-alcoholic fatty liver disease: mediterranean diet. World J. Gastroenterol. 2014, 20,16831–16840.
HAMİLELİKTE YAŞANAN İKİ BÜYÜK SORUN: BULANTI/KUSMA ve KABIZLIK
Hamilelik kadınların yaşadığı en özel dönemdir. Kadınlar bu dönemde duygusal ve fizyolojik olarak birçok değişimi hızlı bir şekilde yaşarlar. Anne olmanın heyecanı yanında yeni aile üyesi için duyulan sorumluluk ve endişe, duygu durumunda değişikliklere neden olur. Bu heyecanlı günlerde vücut sindirim sisteminde gelişen değişiklikler anne adayını zorlayabilmektedir. Hamileliğin doğal seyrinde yaşanan fizyolojik veya hormonal değişikliklerin neden olduğu problemlerin başında mide bulantısı, kusma ile kabızlık gelmektedir. Beslenmemizde yapacağımız küçük düzenlemeler sıkıntılarımızın hafiflemesine yardımcı olacaktır. MİDE BULANTISI- KUSMA Yaklaşık olarak hamilelerin %75-80’ni mide bulantısı ve kusma ile karşı karşıya kalmaktadır. Genellikle hamileliğin 16.haftasında azalır. Ancak kadınların %20’sinde hamilelik boyunca devam eder. Hamileliğin son üç ayında da mide yanması şikayetleri gelişebilir. Hamilelikte bulantı ve kusmayı hafifletebilecek beslenme önerileri: Öğün yoğunluğunu değiştirin: Sabah bulantısı çekiyorsanız kahvaltı için sade kraker, galeta, grisini gibi atıştırmalık, yağsız tostlar tercih ederken akşam yemeği için içeriği daha zengin ve büyük porsiyonlar tercih edin. Mide yanması daha fazla sorun olduğu son üç aylık dönemde ise daha büyük bir kahvaltı ve daha hafif bir akşam yemeği seçebilir. Gün boyunca sık sık küçük öğünler yiyin. Yağlı, kızarmış, baharatlı, güçlü kokulu yiyeceklerden kaçının. Yemeklerinizi en sade biçimde pişirin. Kahve, çikolata gibi kafeinli yiyecek ve içecekleri, gazlı içecekleri ve baharatlı yiyecekleri sınırlandırın. Alkol ve tütün kullanmayın. Zencefil, çeşitli bulantı ve kusma türlerinin tedavisi için alternatif bir tedavi olarak popülerlik kazanmıştır. Ancak sınırlı veriler nedeniyle hamilelerde yaşanan bulantı ve kusma tedavisi için zencefil takviye önerisi yapılmamaktadır. Katı ve sıvı besinleri karıştırmak mide bulantısını ve kusmayı artırabilir. Çünkü mideyi daha dolgun hissettirebilir, gaz ve şişkinliğe neden olabilir. Bu nedenle yemek yedikten sonra 20-30 dakika bekledikten sonra sıvı tüketin. Tam bir öğünü sindirememeniz durumunda, protein içeriği zenginleştirilmiş süt ve yoğurtlar, sıvı takviyeler, pudingler ihtiyacınız olan besin enerji ve proteini tamamlamanıza yardımcı olacaktır. Yoğun bulantı ve kusma döneminizde tahammül edebileceğiniz her şeyden yemeye çalışın. Soğuk sıvılar, buz, dondurulmuş meyve parçaları daha kolay tolere edilirler ve ağızdaki metalik tadı azaltabilirler. Bulantı ve kusma hassasiyeti olan hamilelerin kaçınması gereken olası tetikleyiciler; belirli kokular (parfüm gibi), yiyecek aromaları, yüksek sesler ve karın üzerindeki baskıdır. KABIZLIK Kadınların %11-38’i hamilelik sürecinde kabızlık yaşamaktadır. Hamilelik sırasında yükselen progesteron ve azalan motilin hormon seviyeleri, bağırsak geçiş süresinde artışa neden olmaktadır. Ayrıca bağırsaklardan su emilimi arttığı için gaitanın daha kuru olmasına neden olur. Azalan fiziksel aktivite ve artan vitamin takviyesi (örneğin, demir ve kalsiyum) kabızlığa yatkınlığa katkıda bulunabilir. Gebeliğin ilerleyen dönemlerinde, genişleyen bir rahim dışkının ilerlemesini yavaşlatabilir. Kabızlık tedavisinin ilk aşaması diyet düzenlemesi ve orta düzeyde günlük egzersizi içermektedir. Diyet düzenlemesi ve egzersiz ile düzelmiyorsa doktora başvurulmalıdır. Kabızlık tedavisinde beslenmemizde yapılabilecek değişiklikler: